Ben de bir çok oyuncu gibi çekingenim
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

18/4/2009 · Kategori: Altin Kizlar

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
17/4/2009 · Kategori: Altin Kizlar
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
16/4/2009 · Kategori: Altin Kizlar
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
15/4/2009 · Kategori: Altin Kizlar
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
15/4/2009 · Kategori: Altin Kizlar
Kış, artık gitsen...
SEVGİLİ Kış, bu yıl gerçekten şahaneydin. Öncelikle o güzel yağmurdan bahsetmek gerek. Günlerce yağdı. Tıkır tıkır camlarda dolaştı. Hayaller kurdurdu. Melankolinin şefkatli kollarına attı zaman zaman. Aylarca güneş yüzü görmediğimiz oldu. Aşıklar evlere kapanıp aşkın tadını çıkardılar. Ayrılanlar içinse muhteşem bir hüzün tablosu vardı doğada. Her yer kapkaranlıktı.
Hatta şartlar öyle mükemmeldi ki insanın sırf aşk acısı için aşık olup ayrılası geliyordu. Doğalgaz zammı filan, yerel seçim, odun kömür ne varsa idare ettik. Yazın çekilmiş kocaman gülümseyen fotoğraflarımız uzak birer anıya dönüştü. Ama kış, artık gidebilir misin? Hüzün de bir yere kadar be...
Şimdi bu formayı nasıl giyeceğiz?
BİR Fenerbahçeli olarak, en büyük keyiflerimden biri Galatasaray'ı yendiğimiz maçlardan sonra Fenerbahçe'min tişörtünü giyip koyu gazetedeki koyu Galatasaraylı arkadaşlarımın gözleri önünde dolanıp durmaktı. Onlardan fırça yedikçe de keyif katsayısı artar, keyif katsayısı yükselirdi. Ligin, Fenerbahçe'nin haline baktığımda pazar günkü derbi için fazla umudum yoktu. Ama yensek de yenilsek de pazartesi günü formamı giyecektim. Takımın zor gününde formama bağlılığım ile de kendimi şahane hissedecektim. Ama şimdi ne forma giyesim var ne de bir daha maç izle-yesim. Galatasaraylı bir çok taraftarın da aynı hisleri paylaştığını biliyorum.
Çünkü biz ölmeye gelen taraftarlardan değiliz. Görüntüler korkunç! Lugano'nın kafa atarken, Emre'nin ısırırken fotoğrafları var. Hele Volkan'ın adını duymak istemiyorum. Bu ilk değil son da olmayacaktır. Birbirinin boğazını sıkan, yumruk atmaya çalışan 'dünya markası' futbolcularımızın 'zavallı' halleri, gözümün önünden gitmiyor. Kasığında taşıdığı 'erkeklik genel merkezi'ni tribünlere gösterip zaten kavga ile delirmiş insanları yıkılmak üzere olan bir çatının üzerine çıkacak kadar sinirlendiren Volkan'a söyleyecek bir cümle bulamıyorum. Her şeyi cinsel organının kudreti ile çözmeye çalışan, futbolu bu hale getiren erkekler şimdi kına yakabilirler.
Eminim, Öykü'nün de hikayesi var
HER hikayenin iki tarafı vardır. Kötü hikayelerde kalplerimiz hep mağdurların yanında oluyor.İçinde dayak kelimesi geçen hikayelerde ise hep yiyen tarafın yanında oluyoruz. Çok kısa zamanda adı iki dayak yeme hadisesine karışan Tolga Karel, sevgilisi Öykü Çelik ile yaşadığı olay üzerine konuşmaya devam ediyor. Karel demiş ki; "Yanıma bir grup hayranım geldi, Öykü'de kıskançlık yaptı ve bana vurmaya başladı. Vurunca canım acımadı ama kalbim acıdı". Şiddet kimden gelirse gelsin, onaylanabilecek bir şey değil. Ama Tolga Karel'in de, eğer olay anlattığı kadar basitse, sevgilisinin neden birkaç hayranın kendisiyle konuşmasına böyle delirdiği konusunda çıkarımlar yapması lazım.
Öykü, bu öfke krizini Tolga'nın yaşattığı acı tecrübeler yüzünden geçirmiş olabilir mi? İnsan, kız arkadaşının ruhunu böylesine cendereye almalı mı? Ve bir kadın da bir grup hayranı-yla konuştu diye içinden sevgiliye dayak atacak kadar büyük bir öfke çıkarabiliyorsa neden bunu fark edip ilişkiyi sonlandırmaz? Hikayenin Öykü tarafını daha çok merak ediyorum.
Kaynak:Haber Türk - Rahşan Gülşan
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
Blogcu ile yapıldı