'Orhan Baba' tostunu 6 koruma eşliğinde yedi



 
Star TV'de yayımlanan "Pop Star Alaturka" adlı yarışmada Bülent Ersoy, Ebru Gündeş ve Armağan Çağlayan ile jüri üyeliği yapan Orhan Gencebay, önceki akşam program bitiminde eşi ve birkaç arkadaşıyla Etiler Marmaris Büfe'de 6 koruma eşliğinde eşliğinde tost yedi. Gencebay ve arkadaşlarını görüntülemek isteyen gazetecilere korumalar engel oldu. Bunun üzerine Gencebay, "Onlar benim korumam değil, çok sevdiğim kardeşlerim. Ben hiç bir zaman korumayla dolaşmadım" dedi.

 

Kaynak:Milliyet Gazetesi - Bayram Kaygusuz

Yazının Devamını Oku...

Yorum (yok) Yorum yaz!

yıldız'ın pamukları!

Star TV'de yayınlanan Popstar'da Bülent Ersoy ve Yıldız Tilbe bu hafta neden tartıştı?

Yine kapıştılar Ersoy: Genç bir boş teneke olacağıma dolu mücevher kutusu olurum Tilbe: Benim kültürüm bana yeter, kimsenin kültürüne ihtiyacım yok Star TV'de yayınlanan Popstar'ır 6'ncı hafta elemeleri yine olaylı geçti. Geçen hafta aralarında soğuk rüzgarlar esen Bülent Ersoy ve Yıldız Tilbe bu hafta da tartıştı. Tilbe geçen hafta hazırlanamadığı için geç kalınca Ersoy "Neyine bu kadar süsleniyor" demişti. Tilbe de "Tepeden tırnağa kadınını. Silikonlarımı yeniliyordum ondan geciktim" diye imalı bir cevap verince ortam gerilmişti. Ersoy bu hafta da "Genç olup boş teneke olacağıma bu yaşımda dolu bir mücevher kutusu olurum" diyerek ilk göndermeyi yaptı. Tilbe bunun üzerine "Benim kültürüm bana yeter kimsenin kültürüne ihtiyacım yok" dedi ve koltuğundan kalkıp Ersoy'dan uzak bir köşeye geçip yere oturdu. Sonra da göbek attı. Armağan Çağlayan da Tilbe'yi alkışladı

Yazının Devamını Oku...

Yorum (1) Yorum yaz!

Bülent Ersoy ilk kez 'Dobra Dobra' konuştu

Bülent Ersoy ilk kez 'Dobra Dobra' konuştu


Haftanın 5 günü 08.45-10.05 saatleri arasında Kanal D'den sizlere ulaştığımız 'Dobra Dobra' adlı programımıza çarşamba sabahı Türk Sanat Müziği'nin Diva'sı Bülent Ersoy ve televizyonların harika çocuğu Armağan Çağlayan konuk olmuştu. Partnerim Müge Anlı ve ben bu ikilinin sohbetine doyamadık. Gelen mailler, kanalın santralını kilitleyen telefonlar programın çektiği ilginin göstergesiydi. Bir saatlik program reklamlarla birlikte 4 saat sürdü. Diva konuştukça açıldı, açıldıkça konuştu ve anlatmadık bir şey bırakmadı. Konuklarımız, pazar akşamları Star TV'de izlediğiniz ve reyting rekorları kıran 'Pop Star'da aralarındaki kavgaların, sürtüşmelerin kurgu olmadığını, doğaçlama çıktığını yemin ederek söyledi. Çok şık olan Bülent Ersoy'un dobra dobra anlattıklarını, ekrana yansıyan ve yansımayan yüzüyle, büyüsüyle sizleri mahrum bırakmamak adına köşemde yayınlıyorum. İyi haftasonları diliyor, şimdiden bütün annelerin ve anne adaylarının 'Anneler Günü'nü kutluyorum.

Ş.D: Bülent Hanım çok takıntınız var; 13 rakamı, kara kedi, salı günleri... Bu takıntılarınızla ilgili anılarınız var mı?
B.E: Aaaa, bilmiyor musun beni Şenay? Hasan Bora'nın kulakları çınlasın. Bir ekstrada oteldeki odamın numarası 1345. Matematiğim kuvvetli, anında hesaplarım. 1+3+4+5=13 eder. Oda muhteşem. Şampanya, viski, meyve filan konulmuş, çiçekler döşenmiş. Numarayı gördüm, sabahın köründe Japon gözlerim açıldı. Ayol bu 1345=13. Bastım feryadı "Ben kalmam" diye. "Hasan Boraaa" diye bir bağırdım, "Efendim ayparçam" diye cevap verdi. "Ya bırak ayı, güneşi, bu kaç numara? Sen bilmiyor musun benim 13 rakamı takıntımı" deyip hemen lobiye indim. Ama Hasan o kadar kurnaz adamdı ki. Öyle beyinler kalmadı artık. Hemen yeni odamı hazırladılar. Tekrar yukarı çıktık, "Aaaa, bu aynı yer değil mi?" dedim. "Olur mu bir kat üstü" dediler. Beni konuşturdukları için çıktığım kata bakmamıştım. Meğer Hasan Bora oradan numarayı çıkarttırıp yerine toplamı dokuz olan bir numara koydurtmuş. Ben "Hay Allah razı olsun" deyip yerleştim. Neticede onu bana bir güzel yutturdular. Sonradan Hasan Bora itiraf edince anladım.

M.A: Peki bir terslik oldu mu?
B.E: Onu bilemiyorum.

M.A: Boğaz Köprüsü'nün gişelerinde de numaralar var. N'apıyorsunuz?
B.E: Bir gece yarısı Nur Yerlitaş ile konuşurken acıktık. Attık kendimizi Marmaris Büfe'ye. Benim üzerimde Fransız dantel gecelik var, geceliğin üzerinde de kürk. Son lokmalarımızı yerken bir baktık kameralar, objektifler... Şaşırdık tabii. Hemen kendimizi bir taksiye attık, kaçacağız ya! Zavallı taksi şöförü ne bilsin. Bir baktım, 13 numaralı gişeden geçmeye kalkıyor. Adama "Sen ne yapıyorsun? Aaaa, sakın buradan girme, öldürürüm" dedim. Adam şaşırdı. Gecenin o saati ama trafik var ve taksinin arkası dolu. Geri geri de gidemiyor. Ben bir güzel indim, 5 ya da 7 numaraya kadar yürüdüm, oradan geçtim. İleri gittikten sonra adama işaret ettim, gel çocuğum gelsene, diye (burada kahkahayı koyuveriyor Diva).

GENÇ OLAN HERŞEYİ SEVERİM
M.A: Bülent Hanım, sizin tek kapılı spor bir arabanız var ama şoför kullanıyorsunuz. Sanırım spor arabada şoför kullanan bi tek siz varsınız. Komik değil mi?
B.E: Yaşlandıkça Gönül Yazar gibi, gençlerle bir arada olmak hoşuma gidiyor. Zaten genç olan her şeyi severim. Öteki arabaları çok kullandım. Bunu da değiştireceğim artık, zamanı geldi. Makam arabası gibi bir araba alacağım. Şöyle her türlü konforu olan.

M.A: Sözlerinizde hep haktan, ölümden sözediyorsunuz. Ölümden korkar mısınız?
B.E: Hiç korkmam. Allah'tan başka hiç bir şeyden korkmam. Allah'a inanan, ona kavuşmanın güzelliğini bilir. Bundan daha güzel bir şey mi var?

M.A: Vasiyetinizi hazırladınız mı?
B.E: Vasiyetim hazır ama ölmek niyetinde değilim. Benim eğitime karşı çok fazla eğilimim var. Bu nedenle mirasımı o derneklere bırakacağım. Mesela şu an Türk Eğitim Vakfı kesin olarak listemde.

ZEKİ MÜREN BENİ HİÇ SEVMEDİ
Ş.D: Ben 1976 yılında İzmir Fuarı'nda tanıdım sizi. Çok şey paylaştık. Paşa'yı da (Zeki Müren) severdim. Aranız Zeki Müren ile hiç iyi olmadı. Niye?
B.E: Bütün kandillerde, doğum günlerinde, özel günlerde hep arardım kendisini konsolos köpeği gibi. "Nasılsınız efendim, iyi misiniz efendim?" diye sorardım kendisine. Beni sevmezdi ama benimle konuşurdu. Bir gün, Türker İnanoğlu'na film çekiyorum Gülşen Bubikoğlu ile birlikte. Bir yandan da Çakıl Gazinosu'nda çıkıyordum. Allah rahmet eylesin, Mualla Özbek (Canan Yaka'nın annesi) çok önemli modacıydı. Duayendi. Provaya geldiler. Biz de parayı, dolar olarak, onlarla elden göndereceğiz. Yani o devre göre sahtekarlık yapıyoruz. Binlikler vardı. Çuvala parayı bastık. O şekilde kenarda duruyor para. Mualla Abla'yı bekliyoruz. Sabah erken kalktık, sete gidilecek. Mücevherlerin hepsi orada duruyor. Adamlar geldi, bizim paralar, mücevherler gitti. Evde yani, atölyenin içinde soyulduk. Metin Bahçecik şahittir. O zaman Emniyet Müdürü Şükrü Balcı'ydı, Allah rahmet eylesin. Gittik karakola. İçerden sesler geliyor feryat figan. "Nedir bu" dedim. "Zeki Müren'in yardımcıları, içerde dayak yiyorlar. Bir halı, bir televizyon kayıpmış. Önce kendi vermiş, sonra siz çaldınız" demiş. Allah rahmet eylesin. Zeki Bey'in yanında çalışan Berrin Hanım anlatmıştı bana. "Bir yanlışlık olmasın" dedim, "Ben hırsız mıyım" dedi. Ve devam etti; "Sizi de hiç sevmez, Allah o Japon'un canını alsın diye sabah ezanlarında dua eder" dedi. Ama hiç bir zaman saygımda kusur etmedim. Yüzüne de vurmadım. Ameliyat oldum, geldim. Kelebek'in AKM'deki (Atatürk Kültür Merkezi) ödül töreninde, ben bayanlar kategorisinde ödül aldım. Zeki Bey de erkekler kategorisinde ödüllendirildi. Sahnede yan yana gelince öyle büyük bir alkış koptu ki. Bu kadar yıllık sahne hayatımda öyle bir şey yaşamadım bir daha. Kendisi de hiç bir zaman yüzüme bir şey söylemez, bana 'Japon orkidesi' derdi. Yan yanayken çok nazikti. Ödül töreninde isteseydi kendi şarkısını okurdu. Ama benim o günlerde çok ünlü olan şarkım 'Baharı Bekleyen Kumrular Gibi'yi birlikte okumamızı teklif edip giriş yaptı.

 

Kaynak:Milliyet GAZETESİ - Şenay Düdek

Yazının Devamını Oku...

Yorum (yok) Yorum yaz!

JÜRİNİN GÖZYAŞLARI

 
11 KARDEŞTEN OLUŞAN BEYOĞLU MIZIKACILARI, POPSTAR JÜRİ ÜYELERİNE DUYGUSAL ANLAR YAŞATTI. GÖZYAŞLARINA HAKİM OLAMAYAN ARMAĞAN ÇAĞLAYAN, ONLARI İZLEMEKTEN KENDİNİ ALAMADI.

Yarışmanın Belçikalı yapımcısı Johan Hendrickx, "Şu an elemeyi geçtiniz. Fakat bu yarışmada nereye kadar gittiğiniz benim için çok önemli değil. Ne olursa olsun sizinle beraberim. Sizinle güzel işler yapacağız" diyerek destek verdi.

Kardeşlerin babalarının, iki yıl önce beyin kanaması geçirdiği, ardından da felç olduğu ortaya çıktı. Bu üzücü olayın ardından kardeşler bir araya gelip bir müzik grubu oluşturdu. Yıllarını müziğe vermiş bir babanın çocukları oldukları için müziğe onun adına devam etmeye karar veren Beyoğlu Mızıkacıları, annelerinin de pazarda iç çamaşırı satarak kendilerini okutmaya çalıştığını söylediler

 

Kaynak:gecce.com

Yazının Devamını Oku...

Yorum (yok) Yorum yaz!

popstar başlıyor!

• Popstar Türkiye, 2 yıl aradan sonra Star'la ekranlara dönüyor.

Popstar Türkiye, 2 yıl aradan sonra Star'la ekranlara dönüyor. Yayınlandığı dönemlerde yarışmacıları, sunucuları ve de jüri üyeleriyle kendinden çok söz ettiren, milyonları ekrana kilitleyen, aylarca gündemden düşmeyen Popstar bomba gibi starlarıyla geliyor. Şarkıcı adaylarının yarışacağı programın sunucuğunu "Stir Me Up" adlı şarkısıyla dünyayı sarsan Türk kızı Hadise ve Türkiye'yi popstarla tanıştıran Osmantan Erkır yapacak. Yarışmanın jürisinde ise Türk Sanat Müziği'nin divası Bülent Ersoy, Türkiye'nin yıldızı Yıldız Tilbe ve Türkiye'nin zor beğenen adamı Armağan Çağlayan yer alacak. Yarışmaya müziğin dahi çocuğu Ozan Doğulu da orkestrasıyla renk katacak.Ön elemeler 03-04-05 Nisan'da Profilo Alışveriş Merkezi'nde gerçekleşecektir. Türkiye'nin yeni popstarı Star'da belli olacak.

 

Kaynak:Turuncu Time

Yazının Devamını Oku...

Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki - GetRank