Avrupa Yakası’nın kulisi
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

7/3/2008 · Kategori: Son Utucu

Bir süre önce kendi isteğiyle Avrupa Yakası dizisinden ayrılan Gürgen Öz, dizinin kulisinde yaşananları anlattı..
Star TV'de Armağan Çağlayan'ın sunduğu programa konuk olan oyuncu Gürgen Öz, atv'nin sevilen dizisi Avrupa Yakası'nın kulisinde herkesin birbiriyle güzel bir iletişim içinde olduğunu söyledi.Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
2/10/2007 · Kategori: Son Utucu
Cuma gecesi, yeni sezonun ilk programında 'Beyaz Şov'un ışıkları gitti. Stüdyo aniden karardı, ilk reklam kuşağına girdiler panikle. Sonradan öğrendiğime göre, yayının bitiminde Beyaz haklı olarak ortalığı birbirine katmış. Ekrana yansımasa da, epey gerginmiş ve ağzından 'Ben zaten bu işi kimin yaptığını biliyorum' cümleleri çıkmış epey öfkeli bir tonda.
Kastettiği kişinin kim olduğunu o kadar uzun boylu düşünmeye gerek yok. Kardeş kanal Star'da aynı saatte rakip program yapan Armağan Çağlayan'ın kendisini sabote ettiğini düşünüyormuş iddialara göre.
Armağan Çağlayan dünyanın en iyi insanı değil tabii ki, yayıncılık da zalim bir iş. Zor şartların olduğu, her şeyin mübah görüldüğü bir savaş ortamı. Beyaz'ın iddialarına inanmak güç. Ama doğru çıkarsa da şaşırmam.
Beni en çok ilgilendirense Beyaz'ın yaşadığı paranoya. Bu sene onun paranoyasının esiri olacağını düşünüyorum. 11 yıldır ekranda olan biri, daha yeni şova başlayan birini böylesine tehdit olarak görüyorsa ciddi bir problem var demektir. Belki de özgüven eksikliği.
Acaba karşısında 'Reha Muhtar TV' ve 'Son Ütücü' gibi dişli rakipler olunca Beyaz aslında kendisinin ne kadar yetersiz olduğunu mu anlamaya başladı? Yoksa nihayet 11 sene sonra bu 'balon' patlayacak mı?
Aynı tedirginliği onun NTV'deki programında da hissediyorum. Beyaz, fena halde Kadir Çöpdemir'in gölgesinde kalıyor. Kadir Çöpdemir'e övgülerimi sonra ileteceğim zaten, ama Beyaz onun esprilerinden sonra konuyu değiştirmeye, reklama geçmeye falan çalışıyor ki sezon ortasında belki de ayağını kaydırmak için uğraşacak. Sezon şovlarla değil, ekranın dışında çok eğlenceli geçecek.
Kaynak:Akşam Gazetesi-Oray Eğin
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
23/9/2007 · Kategori: Son Utucu
SKY TÜRK'teki 'Siyaset Dışı'yı zaman zaman izleyebiliyoruz. Oysa Metin Özkan'ın ne kadar iyi işler yaptığını 'Programın Enleri'nin yayınında bir kez daha anladık. Aralarında gördüklerimiz de vardı, görmediklerimiz de. Bunların içinden birkaç tanesini buraya almak istiyoruz. Bitlis Milletvekili Vahit Kiler'i soyadını taşıyan marketlerinden tanıyoruz. Ailesine ve çocuklarına bağlılığı mükemmel. Ancak bölgenin en ünlü türküsü 'Bitlis'te Beş Minare'yi bile söyleyemeyecek, felaket bir sesi var. Nasıl, sattığı sebzelerin kalitesi ve fiyatını övebiliyorsak, türkücülüğünü de eleştirebilmeliyiz.
AK Parti Ankara Milletvekili Talat Karapınar'ın üç aylık kızını ayaklarında sallayışına bayıldık. Hatta güldük. 18 yıllık evlilikten sonra çocuk sahibi olduğunu öğrenince ona hak verdik. Minik Sude Berrak'a sağlıklı, anneli-babalı uzun ömür dieklerimizi yolluyoruz.
Beş dönem kesintisiz Parlamento'da olan eski bakanlardan Mustafa Yılmaz'ın başarı öyküsünü bilenlerdeniz. Hangi şartlarla okuduğunu yazsak, Kemalettin Tuğcu öyküsü olur. Simit satışında başarılı, taksi şoförlüğünde kötüydü. Taksimetreyi bile açmayı unuttu.
Ali Coşkun, THY'nin ilk New York seferinden seyahat arkadaşımız. Hala genç. Biz çöktük, o Ajda Pekkan'ın erkeği. Taş gibi maşallah.
Değerlendirmede iki CHP milletvekilini sona bıraktık. Zonguldak'tan Parlamento'ya giren Harun Akın'a şaşırdık. Hani hepimiz bekarlık döneminde bir takım bayanlara özgü işler yapmışızdır. Ancak Akın'ın 'Ütü uzmanlığı' müthiş. Örneğin gömlekte bu işin kol, sırt ve yaka silsilesiyle yapılacağını 'Son Ütücü' Armağan Çağlayan bilmiyordur. Armağan, Zonguldak'lı siyasetçiyi mutlaka programına davet etmeli. Berhan Şimşek, salonda spor yaparken, daha doğrusu ağırlık çalışırken ekrana taşındı. Kaldırdığı şeyleri 'Bireysel değil, toplumsal ağırlık' diye tanımladı. Ayağındaki 'NIKE Air'lere de bayıldık. Biz hala para biriktirip böyle bir çiftini alamadık. Ee ne de olsa sevgili dostumuz 'Solcudur'. Kızmayacağını bildiğimizden, şaka demek istemiyoruz. Metin Özkan'ı böylesi başarılı yapımdan dolayı tekrar kutluyoruz.
* * *
Kanal-D bu gidişle 'İhtisas Ekranı' haline gelecek. 'Sağır Oda'yı veriyorlar, ardından 'Kod Adı'nı yayınlıyorlar. Bir başka gün 'Ah Polis Olsam'ın peşinden 'Hırsız-Polis' devreye sokuluyor. Sanki ulusal televizyon değil de Polis Akademisi'nin uygulamalı ihtisas bölümü. Murat Saygı'nın yerinde olsak, bir daha dizi alırken, mutlaka polissiz, jandarmasız ve de ajansız olma şartı getiririz.
Bu arada, Uğur Yücel'in arkadaşlarıyla destan yazdığı yapımın sezonu iyi açtığını belirtelim. Doğrusu Mavi'yi sonunda kimin kapacağını herkes merak ediyor. Tabii biz de...
* * *
Ah İstanbul, 'Dizi film atv'de izlenir' politikasının ürünlerinden değil. Sibel Can, sonunda yaşına uygun bir jönle, Tarık Akan'la karşımızda. Beraber yaşadığı, daha sonra kaçtığı tipi, Kurtlar Vadisi'nin 'Kör eroin imalatçısı' olarak hatırlıyoruz. Beykoz-Yeniköy hattındaki motoru kullanan insanlar ve bu araçların kaptanları ana unsur. İlk bölüm bilinen ve sevilen müziği dışında, bizde iyi izlenim bırakmadı. Dileriz Şerif Gören-Mahinur Ergun ikilisi işi daha sonra toparlarlar. Unuttukları en önemli handikapı da yazmak zorundayız. Sibel Can artık özel izleyiciye sahip değil!
* * *
NOTLAR: Bugün ilk Teravih kılınacak. Yarın Mübarek Ramazan. Mazeretleri olmayanlar oruçlu. Dileriz, bu kutsal ay ülkemiz için hayırlara vesile olur. İmkanı bulunanlar, yoksulları unutmasınlar. Tabii ki, reklam yapar gibi gösterilerle değil. Volkan Akay son mailinde 'Nimet say, irşat et, dua et' diyor. Doğru da söylüyor. Ayla diye imza atan kişinin, İsmailağa Camii konusundaki yazımıza eleştirisini kabul etmiyoruz. Emin Bilgiç'in uyarısını yerine getirdik. Bora S. Kiyasi'nin, bir boya reklamındaki kelime oyunları ve sonuçta Türkçe'nin katledildiği görüşüne katılıyoruz. ODTÜ mezunu arkadaşımızın Türkiye eleştirisi güzel. Buna bir 'İç dökme' diyebiliriz. Görmen Aktuğ'un dikkat çektiği, bazı kanalların 'Para ödülü veriyoruz' deyip, para kazanma yolları. Bu konu gerçekten can yakıyor. Ankara Sinema Kültür Derneği'nin '3. Güz Film Şenliği' 5-15 Ekim tarihlerinde yapılacak. Bol ödüllü filmlerin gösterim adresi Tuze Ankapol Sineması.
Kaynak: Akşam Gazetesi - Burhan Ayeri
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
30/12/2006 · Kategori: Son Utucu
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
9/12/2006 · Kategori: Son Utucu
İlk işe başladığımda tv'nin t'sini bilmiyordum. Beni oturttular montaj setine, montajcıya da “Bak bu dünyanın en iyi televizyoncusu” diye tanıttılar, sonra çektiler gittiler.
Başbaşa kaldığım adama bön bön baktım, sonra işe daldım. Bir program montajlayacaktık beraber. Montajcı “Abi nasıl başlayayım kat mı gidelim vip mi, süperpoze ister misin?” diye sordu...
Alık alık baktıktan sonra birden kendimden emin tavırla “Kat gidelim” dedim. Adam kat montaja başladı, bir ara “Dur, şimdi vip yapalım” dedim. Montajcı şaşırdı, “Olur mu kat başlanırsa montaja kat devam edilir” diye çıkıştı..
Sert konuştum. “Kardeşim sana beni dünyanın en iyi televizyoncusu diye tanıtmadılar mı” diye bağırdım. “Nasıl dünyanın en iyi televizyoncusu oldum?... Herkesin yapmadığını yaparak. Farklı takılarak. Ne diyorsam onu yap” diye öfkeyle konuştum...
Montajcı boynunu eğdi dediklerimi yaptı...
Kat-vip-süperpoze, bilumum televizyonculuk olaylarını böyle öğrendim...
Deneyerek, yanılarak... Kendimi ateşe atarak...
***
M. Ali Birand Kanal D Ana Haber anchormanlığına soyunarak ateşe atladı... Şimdi ateş oldu, yakıyor...
***
BBC'de bir ekonomi uzmanı ekrana çıkmış, adam ahkam kesmişti. Sonra onun aslında bir uzman değil, taksici olduğu ortaya çıktı...
Acaba adam ekonomi uzmanlığını böyle mi öğrenmek istemişti?
Kendini ateşe atarak...
***
Beyaz, NTV'de “Şimdi Marie Claire dergisinin genel yayın yönetmeni geliyor” diyerek konuğunu çağırıyor. Kız altı aylık stajyer çıkınca reklama girip, kızı gönderiyor..
Acaba kız genel yayın yönetmeni mi olmak istiyordu da...
Böyle bir ateşin içine girdi?
***
http://www.izlesene.com'da bir görüntü vardı. İzmir tv'de kız spiker konuğu ile sohbet ediyor. Telefonla biri bağlanıyor. “Hepinize sevgiler sunuyorum” dedikten sonra küfürü basıyor canlı yayında...
“Hepinizin .... ....”
Spiker şaşkın, küfürü basan adama “Teşekkür ederiz” karşılığını veriyor.
Küfüre teşekkür eden spiker...
Acaba tvciliğe yeni mi başlamıştı, ateşe ilk girişi miydi?... Ama ne?
***
Okan Bayülgen Makina adındaki programını kapatırken “Bizi son ütücüler de seyredecek” diyor... Armağan Çağlayan'ın Son Ütücü programına laf atıyor...
Armağan'ın programıyla ilgili fragman izledim dün... “Bizi makinası olmayanlar da izleyecek” diye bitti tanıtım. Okan'ın makinasına misilleme yani...
Bunun ateşe atlamakla ilgisi var mı?
Yok... Sadece hortumla kanallar arası su fışkırtıyorlar... O kadar...
Kaynak:Yeni şafak Gazetesi-Bekir Hazar
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
Blogcu ile yapıldı