Bülent Ersoy ağzından kaçırdı

Vallahi, yılların alışkanlığı Popstar Alaturka'da neler olup bittiğine bakmadan Cumartesiler geçmiyor. ES ES arası şöyle bir göz atıyorum. Öyle de bir şanslıyım ki, tartışmaların doruk yaptığı dakikalara rast geliyorum. Türbanlı popstar adayı hemen ben kanal değiştirmeden önce şarkısını söylemiş ve değerlendirme bölümünde oluyor. İşte bu hafta yine o dakikaları yakaladım. Metin Akpınar ve Gülben Ergen, bütün sakinlikleriyle otururken gedikliler birbirine girmişti. Bülent Ersoy, pozitif ayrımcılık yaparak seçtikleri adayın sonuna kadar arkasında duruyordu. Zamanında yaşadığı duygular ve durumla, türbanlı yarışmacının yaşadıklarını özdeşleştirmişti. Oysaki iki durumun yakından uzaktan bir alakası yoktu. Armağan Çağlayan kendince 'türbanlı bir popstar' olamayacağını anlatmaya çalışıyordu. İşte o anda Bülent Ersoy 'kilit cümleyi' söyledi; "Yahu bu kızcağızı biz seçmedik mi? Türbanlı olduğunu bilerek seçtik. Çünkü asıl dikkate aldığımız nokta iyi şarkı söylemesiydi." Zaten benim size ilk söylediğim de bu değil miydi? Bu yarışmacıların hepsi bilerek, görerek seçiliyor! Hangisinin daha çok reyting alacağı, tartışma çıkaracağı ve toplumun ilgisini çekeceği belli oluyor. Jüri üyeleri de aralarında iyi polis-kötü polis oynuyor... Ortaya da böylece bir program çıkıyor. Ama benim söylediklerim bir yana Bülent Ersoy'un kendi ağzıyla yakalanması en net göstergeydi!

Kaynak:Takvim Gazetesi - Nilgün K.Tahmaz

Yazının Devamını Oku...

Yorum (yok) Yorum yaz!

Kemer sponsorunuz olabilir miyim?



Popstar Alaturka'nın kendini tekrar etmeye başladığını düşünüyor ama bir yandan da "Acaba bana mı öyle geliyor?" diye tereddüt yaşıyordum. Programla ilgili yapılan eleştirileri, tenkit yazılarını okuyup, şov dünyası içinde bu işten anlayan kişilerle münazara ettikten sonra yanılmadığımı anladım. Programda ciddi bir "Ya izlenmezsek, ya konuşulmazsak?" kaygısı görüyorum. Armağan Çağlayan ile Bülent Ersoy'un iki haftadır sıra dışı kostümlerle ekrana gelmelerinin nedeni "İçerikten umudu kestik, bari görüntüyle konuşturalım" kaygısı olabilir mi acaba? Hani neredeyse türbanlı şarkıcının yarışmaya dahil edilmesinde bile "reyting kaygısı" arayacağım...

Haberin Devamı için ...

http://www.sabah.com.tr/Gunaydin/Yazarlar/aytug/2009/09/01/kemer_sponsorunuz_olabilir_miyim

Kaynak:Sabah Gazetesi - Yüksel Aytuğ

Yazının Devamını Oku...

Yorum (yok) Yorum yaz!

İbo Şov neden 8.oldu dersiniz?

İbo şovun başarılı bir şarkıcı olduğunu biliyoruz. Sesiyle yıllardır gönüllerdeÉ Ve, tam 17 yıldır da TV programı yapıyor. İyisiyle kötüsüyle güzel işler yapıyor son Urfalı!
Perşembe gecesi yine izledik İbo'yuÉ Konukları biraz hafif kaldı gibi geldi bizeÉ Onun için de reytinglerde biraz güdük kaldı.Yoksa, yukarıları hep zorluyor İbo.
Safiye Soyman ve Faik Bey konuklar arasındaydı. Artık, özellikle, Faik Bey sempatik gelmiyor milleteÉBir hayli posta aldım. Safiye'ye yaptıkları kınanıyor ama anlamıyor Faik Bey sanırım. Bi de espriler o kadar bayatladı kiÉLatif Doğan'ın yaşadıklarını bile bırakmadı Latif anlatsınÉ Sanki o yaşadı. Millet yemiyor artıkÉ Hepsi Kızları ile girdiği ceket iddiasını kaybetmesine rağmen o fıstık yeşili cart ceketini veremedi bir türlüÉ Sadece gülüyorsun o da zora kiÉ Yasin Kutlay imzalı bir soru geldi posta yoluylaÉ 'Bu adam, şarkıcı mı, komedyen mi? Ne, bana bir anlatsana' Bir ara şarkı söyledi yaÉ Ha, burada, Safiye'nin hakkını teslim edelim. Soyman, iyi bir hafızadır. İbo Şov'a daha iyi konuklar gerekir diyorum. Hele, Ramazan'da bir orta oyunu o kadar güzel giderdi kiÉ



Bülent Ersoy kendini gazinoda mı sandı?
Pop Star geçtiğimiz gecenin hiti oldu yineÉ Şunu söyleyebiliriz ki, Bülent Ersoy'un ne yapacağını merak edenler bir hayli fazla efendim. Netekim bir gece önce sahneye geç gelişi ile, hem seyircilere, hem televizyon başındakileri fıtık etti diyebiliriz. O kadar ki; Osman Tan Erkır bile, 'Guiness rekorlar kitabına gireceğiz, sahneye en geç gelen sanatçı' diyerek espri yaparak idare etti. Ardından, giydiği gelinlikle dikkatleri üzerine çeken Ersoy, Armağan Çağlayan'ın 'Çişiniz gelirse ne yapacaksınız' sorusuna ise, ' Daha yaşlanmadım. tutabilirim' dedi. 'Damat nerede?' sorusuna ise; 'Sokakta bir salak buluruz' diyerek kahkaha atmakla yetindi. Pop Star Alaturka, TV'lerin eski yapımları sundukları dönemde enteresan jüri üyeleri ile ilgiyle izlenirlerken, yeni seslerin güzelliği de gözlerden kaçmıyor.



Bayraklarınızı taktınız mı?
Bugün önemli bir günü kutluyoruz. 1922 yılından bu güneÉ Büyük önderin önemli armağanını iyi kutlamamız gerekli diye düşünüyorum.
Türkiye, kardeşliğe, Türkiye, sevgiye, Türkiye huzura özlem duyuyor. Futbol maçında bile olmadık kavgaların yaşandığı şu günlerde hep beraber gelin bayraklarımızı açalım ve bu şerefli günümüzü şanıyla kutlayalım. Genel kurmay, özel bir filme imza attı. Önemli isimler bu filmde iki satırla yer aldı. Zafer Bayramı'nın önemini ve içinden geçenleri anlattı. Anlatmayanlar da, mikrofondan kaçanlar da vardı amaÉ Merak ettim? Neden kaçtı o tiyatrocu dostlar, o sanatçı dostlar? Neye karşıydılar? Hükümete mi? Bu bayram, ne hükümetin, ne de Tayyip Erdoğan'ın bayramıÉ Türk milletinin bayramı bu bayramÉ Şanlı ordumuzun bayramıÉ Eğer bu Zafer Bayramı olmasaydı o tiyatrocular, dizilerde, şarkı yarışmalarında görünebilirler miydi? Size söylenecek çok söz var daÉ Siz yine çıkın duraklarda oynayın, tiyatronun önemli isimleri arasında isminizi baş köşeye yazdırmaya bakınÉ TeessüflerimleÉ

Kaynak:Günelş Gazetesi - Vehbi Dinçcan
Yazının Devamını Oku...

Yorum (yok) Yorum yaz!

POPSTAR ALATURKA’DAKİ DİVA ‘AÇILIM’I!

Malumunuz bu aralar gündemin en moda sözcüğü ‘açılım.’ Her ne kadar asıl konu bir türlü açılıp saçılamadıysa da biz her konuda bu ‘açılım’ sözcüğünü kullanmayı pek bi sevdik.. Ben de bakalım nasıl oluyormuş ‘açılım’lı bir yazı yazmak diye merak ettim ve başladım yazmaya..

Popstar Alaturka bu sezon da bizleri şaşırtmadı ve yeni yayın dönemine oldukça iddialı bir giriş yaptı; izlemeyi özlemişim doğrusu.. Her zaman olduğu gibi yine muhteşem sesler bulmuşlar.. Ama o Ramazan yok mu Ramazan iki haftadır beni benden alıyor resmen.. O nasıl bir ses, o ne buğulu bir yorum ve o nasıl bir duruş.. İzlemeye doyamıyorum!

Yarışmanın türbanlı yarışmacısı pek konuşuluyor iki haftadır.. Hatta bir Alman gazetesi bile hanımefendi hakkında bir makale yazmış.. Ama ben diyorum ki diğer yarışmacılar gibi davranılmalı Çiğdem’e.. Tamam biliyoruz türbanlı bir yorumcudan popstar olmaz, anladık. E türbanlı olduğunu da görüyoruz.. Tamam yeni başladı program konuşulmalı bunlar ama konuştunuz yeter artık.. Her hafta bir türban mesajı vermeye gerek yok.. Her hafta, 'bak kızım senden popstar olmaz' demeye de!Umarım bu Cuma diğer yarışmacılar gibi davranılır Çiğdem’e de ve bu türban konusu açılmaz.. Ne de olsa o ortam bunları konuşmak için pek de elverişli bir yer değil..

Gelelim şu Diva açılımına.. Ne hikmetse Bülent Ersoy bu sezon jüriden bağımsız takılıyor. İlk hafta makyaj ve saç yetişmedi dendi, Diva diğer jüri üyelerinden sonra çıktı programa.. E bu hafta da muhteşem (!) bir kıyafetle çıkacak dendi ve yine en son çıkan olmayı başardı Diva.. Hatta Osmantan’ın deyimiyle yayın tarihinin en uzun çıkışı oldu Diva’nın sahneye çıkışı.. E tamam anladık ki hep bir bahane var, bundan sonra da olacak.. Peki afişlerdeki bahane neydi de Diva iki üç adım önde poz verdi? Geçtiğimiz yıllarda hiç de böyle pozlar, çıkışlar, afişler görmedik. Hep iç içe hep yan yanaydılar.. Bu sezon ne oldu ki Diva bağımsızlığını ilan etti?

Diva’nın Gülben Ergen’le bir problemi mi var acaba? Bilmem kaç sezondur en sol koltukta oturan Armağan Çağlayan’ın, Gündeş’ten boşalan en sağ koltuğa geçmesi bir yenilik mi yoksa istek mi? İlk programda Diva’nın herkesi öpüp Gülben Ergen’in sadece elini sıkması da bir işaretti aslında.. Hoş bu hafta Gülben Ergen Diva’nın elini öptü, Diva da onu öptü ama aradaki elektriğin pek de sevimli bir elektrik olmadığı aşikar.. Diva’nın Gündeş’le olan samimiyetinden eser yok programda.. Ya Diva Gülben Ergen’e yavaş yavaş alışıyor ya da arada bir gerginlik var! İlerleyen bölümlerde bu işin kokusu çıkar ama Diva’nın bu ‘bağımsız takılmaları’ fena halde göz tırmalıyor; benden söylemesi.

Bu Diva meselesini geçersek Gülben Ergen’in bu yarışmaya çok yakıştığını söylemeliyim. Her zamanki 'gülümseyen abide' tavrıyla ışıklar saçıyor ekrandan..

Osmantan’ın Ebru Gündeş ve Orhan Gencebay saygısını da gerçekten yürekten tebrik ediyorum.. İlk kez rastlıyorum kendi programından ayrılan isimlere bu kadar saygıyla yaklaşan yapımcı ve sunucuya.. Bravo vallahi!!

Kaya Demirer'li 'Restaurant Kabusları'

Topaz, Blue Topaz ve Lipsi’nin sahibi Kaya Demirer ATV ekranlarında yayınlanmaya başlayan Restaurant Kabusları’yla ilk kez bir televizyoncu olarak karşımıza çıktı. Ne yalan söyleyeyim Kaya Demirer’i bu kadar samimi bulacağımı tahmin etmiyordum.. Çok doğal ve garip bir enerjisi var.. Program acayip akıcı, sıkılıp durduğum bir an olmadı.. Yalnız o mutfak şefi tüm izleyenlerde aynı etkiyi uyandırmıştır sanırım.. O neydi öyle? Ne sinir, ne inat bir şeydi.. Koltuktan fırlayıp birkaç tane tokat atasım geldi adama ama Kaya Demirer yılmadı mutfak şefini adam etmeyi başardı..

Programın bana göre tek eksiği şu ara konuşmalardaki devamsızlık olmuş.. Yani bir olay oluyor tartışılıyor.. Tartışma diyelim ki yeni mutfak takımının geldiği sırada yapılmış ama mutfak şefi o tartışmanın değerlendirmesini eski mutfaktaki dolaplar önünde yapıyor. Ya da restoran sahibinin üzerinde siyah bir bluz varken tartışma olmuş ama restoran sahibi değerlendirmesini onu ilk gördüğümüz anda üzerinde olan gri tişörtle yapıyor.. Bu biraz inandırıcılığı öldürüyor bana göre..

Bir de şu programın ismine takıldım, neden ‘Restoran Kabusları’ değil de’ Restaurant Kabusları?’ Malum Türkçe’de önünde bir başka isim yoksa yani bir mekan isminden söz etmiyorsak örneğin Topaz Restaurant demiyorsak, genel olarak tüm restoranları ifade ediyorsak ‘restoran’ kelimesini kullanırız.. Burada da tüm restoranları kastettiğimize göre tekrar soruyorum neden ‘Restoran Kabusları’ değil de ’Restaurant Kabusları?’

Bunların haricinde programı genel olarak çok beğendim diyebilirim, Kaya Demirer de ilk kez ekrana çıkan biri olarak oldukça başarılı!

TV’den kısa kısa..

Erman Toroğlu ve Ahmet Çakar oyuncu olmuş! Müthiş ikili şimdi de TRT için çekilen ‘Anam Sağolsun’ dizisinde boy gösterecekmiş. Çakar bir plastik cerrahı, Toroğlu da ciğerciyi canlandıracakmış.

Mehmet Aslantuğ ve Özgü Namal’ın başrollerini üstlendiği Hanımın Çiftliği için istenildiği gibi bir köşk bulunmayınca sıfırdan bir köşk inşa edilmiş.

Fırtına dizisinden sonra ortalarda görünmeyen Burçin Terzioğlu’nun başrolünü üstlendiği Ey Aşk Nerdesin’in bu haftaki bölümüne Asi’nin yakışıklısı Murat Yıldırım konuk.. Polis rolünde izleyeceğimiz Yıldırım bu sayede eşine güzel bir 'reyting desteği' sağlamış olacak.

Ey Aşk Nerdesin demişken, dizide Hande rolünde izlediğimiz Gülden Avşaroğlu, doğallığı ve sempatik oyunculuğuyla acayip dikkatimi çekiyor. Onu izlemeyi seviyorum.

Hatırla Sevgili’nin devamı niteliğinde çekilecek dizide Bülent İnal, Melis Birkan, Berrak Tüzünataç, Okan Yalabık ve Bülent Alkış rol alacakmış..

Daha önce bu köşede ATV’nin en iddialı dizilerinden birinin Kapalıçarşı olacağını yazmıştım.. Başrollerinde Nejat işler, Erkan Can ve Olgun Şimşek'in oynayacağı dizinin kadın oyuncusu aranıyordu bir süredir.. İşte o aranan kan Aslı Tandoğan olmuş..

Binbir Gecce’nin Kerem’i Tardu Flordun'u, ATV’nin iki sezondur devam eden dizisi Parmaklıklar Ardında'da izlemeye başlıyoruz.

Yaprak Dökümü aynı gününde ve saatinde başlıyor yine.. Yalnız Ali Rıza Bey’li o tanıtım insanın boğazını düğüm düğüm ediyor, yüreğini kanatıyor. Ve büyük konuşmanın ne büyük bir gaflet olduğunu bir tokat gibi çarpıveriyor insanın suratına..

Son olarak Avukatlar dizisinde izlediğimiz Serhat Tutumluer yine Star ekranında karşılıyor yeni yayın dönemini.. Tutumluer’in müthiş oyunculuğunu Kül ve Ateş dizisinden izleyeceğiz bu sezon. Dizide kendisine uzun süredir ekranlarda göremediğimiz Başak Köklükaya da eşlik edecek. Acemi Cadı’daki rolüyle kendini sevdiren Merve Boluğur da kadroda!

Bol seyirli günler efendim!

Kaynak:gecce.com - DİLARA PEKEL

Yazının Devamını Oku...

Yorum (yok) Yorum yaz!

Onlar bizi başımızı da açsak, münasip yerimizi açsak da sevmezle


Armağan Çağlayan, "türbanlı popstar" başlığıyla Alman gazetesinde Çiğdem Özdemir ile ilgili çıkan bir haberi okudu.

Haberin sonunda internet forumlarında çıkan bir iddiayı da okuyan Çağlayan, "Çiğdem Özdemir'in normal yaşımında başının açık olduğu ve yarışmanın reytingini artırmak için yapımcıların para teklifi ile türban taktığı"na yönelik yazıyı okudu.

Bunun üzerine söz alan yarışmanın jüri üyesi Bülent Ersoy, "Ne mutlu ki Müslüman bir ailenin çocuğuyum" diye başladığı sözlerini şöyle sürdürdü:
"Benim Müslümanlığım söz de değil özde. Bir tane değil milyonlarca başı örtülü olsa bana onlar Allah'ın birliğini hatırlatmıyor.

Bizim kültürümüz hiç o Hans efendiyi ilgilendirmez. Onlar bizi başımızı da açsak münasip yerimizi de açsak sevmezler. Onun için hiç birbirimizi üzmeyelim. Onlar bizi sevmez, biz de onları sevmeyiz."

Ersoy'un bu sözleri stüdyodaki izleyiciler arasında büyük alkış aldı.

Bu arada söze giren Armağan Çağlayan'ın Çiğdem Özdemir'e "Sizden popstar olmaz. Yanlızca iyi bir şarkıcı olur" sözleri üzerine patlayan Bülent Ersoy, "Bu çocuk uzaydan mı geldi? Biz seçtik bu çocuğu" diye tepki gösterdi.

Yarışmanın jüri üyesi Gülben Ergen ise tartışmaya "Benim için başındaki değil, başının içindeki önemli" dedi.

Kaynak:süperholigan
Yazının Devamını Oku...

Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki - Sonraki » GetRank