Bülent Hanım, kıyafet iyi de, ya çişiniz gelirse?


Popstar Alaturka, bu akşamki yayına ilginç diyaloglar eşiliğinde başladı. Bülent Ersoy, jüri koltuğundaki yerine biraz geç de olsa otururken kıyafetiyle dikkat çekti.

Sahneye biraz geç gelen Bülent Ersoy'u davet eden Osman Tan, "Guiness rekorlar kitabına girdik. Sahneye en geç gelen konuk" diyerek gülüşmelere neden oldu.

Ardından,Bülent Ersoy ağır adımlarla, bir gelinlikle jüride ki yerini aldı.

En ilginç soru ise,Armağan Çağlayan'dan geldi.

"Bülent Hanım, kıyafet çok güzel tamam da, çişiniz gelse n'olacak?" gibi bir soru yöneltti.

Daha sonra Bülent Ersoy, "Henüz böbreklerim çalışıyor. Tutabiliyorum." Diyerek espriye, espriyle cevap verdi.

Gecenin ilk muhabbeti Bülent Ersoy'un çişi oldu!

Kaynak:Medya Faresi

Yazının Devamını Oku...

Yorum (yok) Yorum yaz!

Yurdumun şöhret delisi gençleri

TÜRBANLISI, türbansızı, zengini, fakiri pek çok genç, aynı gelecek hayalleri içinde yüzüyor. Bunların, kaliteli bir iş hayali olduğunu düşünmeyin sakın, hepsi ünlü olmayı kafasına koymuş, ünlü olsun da nasıl olursa olsun. TV'de görünmek en güzeli, kimi ağlıyor, kimi yarışıyor, kimi yılanlarla boğuşuyor, hepsinin hedefinde tanınmış olmak var, birileri onlardan söz ederse, meşhur olacaklar, o zaman da paraya para demeyecekler... Yarışmalardan kâr sağlayan görülmedi, ama ünlü oluyorlar ya, gerisi boş, kimi Semra Hanım gibi sinirlendirerek, kimi ağlayıp sızlayarak, kimi tartışarak üne kavuşup, sonra kendi dünyalarında kayboluyorlar. Kameralar karşısında çırpınır, aşağılanırken, neler kaybettiklerini kimse düşünmüyor. Popstar Alaturka yarışmasında bir türbanlı yarışıyor, kadının örtünmesinin, onu dikkatli ve kötü niyetli bakışlardan korumak için olduğunu unutmuş, kendini göstermeye, sesini dinletmeye, kameraların kendine dönmesine gayret ediyor. Çünkü o da Türkiye'nin yetiştirdiği gençlerden biri, iş aramayı boş ver, sahneye çık, ama ünlü olmak için önce TV'de görün, bir değil, yüzlerce kere, fotoğrafların medyada gezinsin ki, şöhretin iyi olsun! Türbanlısı, türbansızı yarışıyor, diğerleri müzik duydu mu göbek atıyor, kalçalarını en seksi şekilde kıvırtıyor, ünlü olmaya çalışıyorlar. TV manzaraları aslında ülkem gençliğinin manzarası...
İllallah dedirtenler
TELEVİZYONDA aynı şeyleri izlemekten bıktım, kış gelirse bunlardan kurtulacağımı düşünüyorum, ama o da gecikiyor... Neler mi beni sıkıyor, illallah dedirtiyor? Kanal D'deki Çok Güzel Hareketler Bunlar bunların başında, ne zaman açsam onunla karşılaşıyorum. CNBCe'de The New Adventures of Old Christine... Habertürk'teki Teke Tek'te Halis Toprak söyleşisi, sohbet programlarının sürekli konuğu haline gelen Zülfü Livaneli, bilimle mi, yoksa dinle mi ilgili olduğu anlaşılmayan "evrim teorisi" tartışması, "açılım" diye başlayan konuşmalar... Bunlar sizi de sıkmadı mı, farklı şeyler izlemek ve duymak istemiyor musunuz?
Sevilenler unutulmamış
İZLEYİCİNİN vefasız olduğunu söyleyenler yanıldılar, Türk izleyicisi vefasını ispatladı. Cuma akşamı, yayınına bir süre için ara verip tatile çıkan Melekler Korusun yayınlandı ve tüm rakiplerini ezerek, birincilik tahtına oturdu, Var mısın Yok musun da öyle, o da cumartesi-pazarın liderliğini sürdürüyor, araya giren zaman ikisini de unutturmamış. Melekler Korusun'un izlenme yüzdesi yüksek, yüzde 24,6, ardına haber bültenlerini, Aile Saadeti'ni, Popstar Alaturka'yı, 'Sokak Dövüşçüsü'nü, Fear Factor'ü takmış. Var mısın Yok musun da öyle; 'Süpermen'ler, 'Rambo'lar, Es Es dizileri, Hababam Sınıfları ve haberler peşinde... Yenilerin işi zor, gerçekten sevilenler içinse sorun yok, izleyici sevdiğini gerçekten seviyor.
Ramazan programlarının durumu
TÜRK insanı orucunu tutuyor, ama kanalların hazırladıkları dini programları pek de izlemiyor, çünkü hepsi son anda oluşturulmuş, aceleye getirilmiş... İlk yüzde hangilerinin olduğuna baktım, liste başında yine Star TV'deki Nihat Hatipoğlu var, ama o da geçen yıllara göre gerilemiş. Hatipoğlu'nun yumuşak konuşmaları, sahur programını 20'inci, iftar programını 28'inci yapabilmiş. Ardından 43'üncü sırada TRT'nin İftar Sevinci var... Kanal 7'nın iftar programı 46'ıncı, yine aynı kanalın Sahur Duası 50'inci...
Berberakis ders versin
TÜRKÇE'NİN günbegün bozulduğu, habercilerin bile yanlış Türkçeyle konuştuğu günümüzde Atina'daki yangın nedeniyle NTV, durmadan Stelyo Berberakis'e döndü... Berberakis haberi güzel bir Türkçeyle verdi, bugün unutulan Türkçe sözcükleri bile kullandı, haberi anlaşılır ve sadeydi, öyle bir İstanbul Türkçesi kullanıyordu ki, zevkle dinledim. Aklıma, Berberakis'in yılın birkaç ayını Türk gençlerine Türkçe öğretmeye ayırsa düşüncesi takıldı!

Kaynak:Tercüman Gazetesi - TUNA SERİM

Yazının Devamını Oku...

Yorum (yok) Yorum yaz!

Şükür kavuşturana

Popstar Alaturka altıncı yılına Fox'ta girdi. Doğrusu yarışmanın Ramazan'da başlamasını sevdik. Dini vecibelerini yerine getirenlere yeterince program var. Osmantan Erkır'ınki de, kimilerine ilaç gibi geldi, Selçuk Tekay Orkestrası aynı; 'Koşturmaya devam ediyor'. Ayşe Egesoy, 'Nerde kalmıştık' havasında. Özel gösterimle övülen Orhan Gencebay ile Ebru Gündeş'in boşlukları Metin Akpınar ve Gülben Ergen tarafından doldurulmuştu. 'Grafon kağıdı tuvaletli', Ağır Topumuz Bülent Ersoy 'Geliyorrr' anonsuna rağmen, her zamanki gibi bir türlü gelemedi. Mübarek 'Ağır çekim film'. Acaba Yataş'ta da öyle mi? Armağan Çağlayan, pantolonunun boyunu kısaltırken, saçını at kuyruğuna çevirip uzatmıştı.

Haberin Devamı ...

http://www.aksam.com.tr/2009/08/25/yazar/14014/burhan_ayeri/sukur_kavusturana.html

Kaynak:Akşam Gazetesi - Burhan Ayeri
Yazının Devamını Oku...

Yorum (yok) Yorum yaz!

Demokratik platform ve çok seslilik şovu

Tartışmanın alevli zamanında 'türban'ı meşrulaştırmanın çağdaş yolu olarak, etnik hürriyetler ve cinsiyet özgürlüğü ile kol kola yürümesi yolunda ekilenlerin biçilme zamanı nihayet geldi. Açılım trendine giren ülkemizde, Popstar Alaturka'nın 'türban açılımı' hafta sonu ekranlarının en reytingli hadisesi oldu.
12 yaşından beri sahnelerde olan türbanlı popstar adayı, Erzurumlu '106 Çiğdem', durumunun anlayışla karşılanması karşısında minnettar oldu jüri üyelerine ve yapım ekibine. Ne de ironiktir ki; anlayışla karşılanma konusunda çok daha zorlu yollardan geçmek zorunda olan transseksüel bir divanın bulunduğu jüriye sunuyordu türbanlı aday, dokunaklı teşekkürünü. Öyle ya, cinsel tercihinde özgür olmaktan bile meşakkatli bir konu artık, inancına göre giyinme özgürlüğü (o giysiyle üniversiteye gidebilme, kamusal alanda çalışabilme, hatta Nişantaşı-Cihangir cafelerinde oturabilme özgürlüğü)... Maalesef ki Ahmet Hakan'ın yücelttiği kadar mutluluk verici gelmedi söz konusu 'anlayış' tablosu bana.

Haberin Devamı...

http://www.aksam.com.tr/2009/08/25/yaza ... _sovu.html

Kaynak:Akşam Gazetesi -Sevim Gözay
Yazının Devamını Oku...

Yorum (yok) Yorum yaz!

Armağan'ın diz kapakları

Bu yıl FOX'a transfer olan Popstar Alaturka'dan bizim köşeye yine çok ekmek çıkacağa benziyor... Ne yalan söyleyeyim, ben de Popstar Alaturka yazmayı özlemişim yani... Dekor güzel, ışıklar temaya uygundu. Ortamın estetiğini bozan tek görüntü Armağan Çağlayan'ın diz kapaklarıydı. Daha önce de etekle jüri koltuğuna oturan "Aykırı Adam" yine yaptı yapacağını ve kısa pantolonlu takım elbisesiyle ilgi odağı haline gelmesini bildi. Önümüzdeki yarışmalarda Armağan'ı boxer ya da sliple görür müyüz, orasını tahmin etmek zor!.. Bu arada aynı tür gömleği giydiği Osmantan Erkır'la pişti olması da gözümüzden kaçmadı. Ayşe Egesoy'un kolundaki kocaman ayyıldız, gündeme bir gönderme miydi, bilemedik... Bülent Ersoy ise söylendiği gibi gençleşmiş... "Cenine" yandığımın dünyası... Para, zamanı bile durduruyor işte...

Haberin Devamı için ...

http://www.sabah.com.tr/Gunaydin/Yazarlar/aytug/2009/08/25/armaganin_diz_kapaklari

Kaynak:Sabah GAZETESİ - Yüksel Aytuğ
Yazının Devamını Oku...

Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki - Sonraki » GetRank